Orucu Bozan Şeyler
ORUCU BOZAN ŞEYLER
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Orucu bozan şeyler iki kısma ayrılmaktadır:
Cinsel ilişkiye girmek (cimâ etmek), kasten kusmak, âdet kanı görmek (hayız olmak) ve hacamât yaptırmak gibi, insan vücudundan çıkan bazı şeyler, orucu bozar.
Bu gibi şeylerin vücuttan çıkması, bedeni güçsüz kılar. Bunun içindir ki Allah Teâlâ, oruç tutan kimsenin zarar görmemesi için, oruç sebebiyle güçsüz kalma durumu ile insan vücudundan çıkan bu gibi şeyler sebebiyle güçsüz kalma durumunun biraraya gelmemesi ve tuttuğu orucun mutedil olmaktan çıkmaması için yukarıda sayılanları, orucu bozan şeylerden saymıştır.
Yemek ve içmek gibi, insanın vücuduna giren bazı şeyler orucu bozar. Zirâ oruç tutan kimse, bir şey yer veya içerse, oruçtan istenen ve arzulanan hikmet elde edilmemiş olur.
Allah Teâlâ, orucu bozan şeylerin esaslarını şu âyet-i kerîmede toplamıştır:
“Artık (Ramazan gecelerinde) onlarla (eşlerinizle) birleşin (cinsel ilişkiye girin) ve Allah’ın sizin için takdir ettiğini (evlat) isteyin. Sabahın aydınlığı, gecenin karanlığından ayırt edilinceye kadar yiyin ve için. Sonra da (güneşin batışı ile gecenin başlangıcı olan) akşama kadar orucu tamamlayın.”
Allah Teâlâ bu âyet-i kerîmede orucu bozan şeylerin esaslarını zikretmiştir.
Bunlar: Yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktır.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de, orucu bozan diğer şeyleri sünnetinde açıklamıştır.
Orucu bozan şeyler 7 tanedir.
Bunlar:
- Cinsel ilişkiye girmek.
- İstimnâ (masturbasyon/elle boşalmak).
- Yemek ve içmek.
- Yeme ve içme hükmünde olan şeyleri kullanmak.
- Hacamât gibi vücuttan kan aldırmak.
- Kasten kusmak.
- Kadından âdet veya loğusa kanının gelmesi.
Orucu bozan şeylerin açıklamaları
- Orucu bozan şeylerin birincisi: Cinsel ilişkide bulunmak.
- Orucu bozan şeylerin ikincisi: İstimnâdır.
- Orucu bozan şeylerin üçüncüsü: Yemek ve içmektir.
- Orucu bozan şeylerin dördüncüsü: Yeme, ve içme anlamına gelen şeyleri kullanmak
- Oruçlu kimseye iğne yapılması. Örneğin kan kaybeden oruçlu kimseye şırıngayla kan verilmesi, orucunu bozar. Çünkü yemek ve içmekle elde edilen gıdanın gâyesi, vücuda kan kazandırmaktır.
- Hastanın yeme ve içme ihtiyacını gideren serumlar. Çünkü serumlar, hasta için yeme ve içme yerine geçer.
- Orucu bozan şeylerin beşincisi: Hacamât yoluyla kan aldırmak.
- Orucu bozan şeylerin altıncısı: Kasten kusmak
- Orucu bozan şeylerin yedincisi:Hayız ve nifas olmak (kadından âdet ve loğusa kanının gelmesi)
Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak, orucu bozan şeylerin, günah yönünden en büyüğü ve en şiddetlisidir.
İstimnâ: Meniyi elle boşaltmak (elle boşalmak/masturbasyon) demektir.
İstimnânın orucu bozan şeylerden olduğuna delil, Allah Teâlâ’nın kudsî hadiste oruç tutan kimse hakkında şöyle buyurmasıdır:
“Oruçlu kimse, yemesini, içmesini ve şehvetini benim için terkeder.”
Bu, yenilen veya içilen şeyi ağız yoluyla mideye ulaştırmak demektir.
Aynı şekilde bir kimse, burun yoluyla bir şeyi midesine girdirirse, bu durum da yemek ve içmek sayılır.
Bunun içindir ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
“Güzel bir şekilde abdest al.Parmakların arasını hilâlle ve oruçlu olmadıkça (abdest alırken) burnuna iyice su çek.”
Eğer suyun burun yoluyla mideye girdirilmesi oruca tesir etmeseydi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- oruçlu kimseye, abdest sırasında burnuna iyice su çekmesini yasaklamazdı.
Bu durum iki şeyi kapsamaktadır:
Fakat tedâvi amacıyla kullanılan penisilin ve insulin gibi, yeme ve içme yerine geçmeyen iğneler veya vücudu zinde tutmak için veyahut da aşı yaptırmak için kullanılan iğneler, ister adele yoluyla yapılsın,isterse damar yoluyla yapılsın,oruca bir zarar vermez. (Bu iğneleri gece yaptırmak, daha ihtiyatlıdır.)
(Diyaliz makinasına bağlanan hastanın böbreklerini) temizlemek için kan çıkması zorunlu olan böbreklerin yıkanması, sonra da kana glikoz ve mineral gibi kimyevî ve besleyici maddeler ilâve edilmesi, orucu bozar.
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Hacamat yapanın da, yaptıranın da orucu bozulur.”
Hacamât hükmünde olan şeylerden birisi de kan bağışında bulunmaktır. Çünkü hacamâtın vücudu etkilediği gibi, kan bağışında bulunmak da vücudu etkiler.
Buna göre, oruçlu kimsenin kan bağışında bulunması câiz değildir. Ancak zarurî bir durum olduğunda kan bağışında bulunması, câizdir. Bu takdirde orucu bozulur. Daha sonra o günü kaza eder.
Her kim, vücudunda kanama olur da kan kaybederse, orucu geçerlidir. Çünkü bu durum kendi isteğiyle olmamıştır.
Diş çektirmek veya yarayı açmak veyahut da kan tahlili yaptırmak sûretiyle kan çıkmasına gelince, bunlar orucu bozmaz. Çünkü bu sayılan şeyler, ne hacamât gibidir, ne de hacamât hükmündedir.Ayrıca bunların, hacamât gibi vücuda bir tesiri de yoktur.
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Kim istemeden kusarsa, ona kaza gerekmez. Kim de kasten kusarsa, ona kaza gerekir.”
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Kadın, ay hali (hayız) olduğu zaman, namaz kılmayı ve oruç tutmayı bırakmıyor mu?”
Bir kadın, ne zaman âdet veya loğusa kanı görürse, güneşin batmasına az bir süre kalmış olsa bile orucu bozulur.
Bir kadın, âdet kanının geldiğini hisseder, fakat âdet kanı, güneşin batmasından sonra gelirse, bu takdirde orucu geçerlidir. Bu o günkü orucu için yeterlidir.
Âdet veya loğusa kanı gelen kadın, geceleyin kanı kesilirse, oruca niyet eder, sonra yıkanmadan önce fecir doğarsa, âlimlerin çoğunluğuna göre bu kadının orucu geçerlidir.
Âdet kanı gören kadının, bulunduğu hal üzere kalması ve Allah Teâlâ’nın kendisi için yazdığına rızâ göstermesi daha fazîletlidir.Yine, Ramazan ayında âdet kanının gelmesine engel olacak haplar almaması, âdet olduğu sırada, Allah Tâlâ’nın kendisi için kabul buyurduğu iftar etmeyi (oruç tutmamayı), kendisinin de kabul etmesi ve tutmadığı günleri daha sonra kaza etmesi, kendisi için daha fazîletlidir. Çünkü mü’minlerin anneleri konumunda olan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hanımları ile ilk müslümanların kadınları böyle idiler.
Buna ilâve olarak kadının âdet kanı görmesine engel olan bu hapların zararlı olduğu ve bu haplar sebebiyle pek çok kadının ay hallerinin düzensiz hale geldiği tıbbî olarak tesbit edilmiştir.Bununla birlikte bir kadın âdet kanı görmesine engel olan bu hapları alır da âdet kanı kesilip temiz hâle gelir ve orucunu tutarsa, orucu geçerlidir.
Yukarıda sayılanlar, orucu bozan şeylerdir. Âdet kanı ile loğusa kanı dışındaki orucu bozan şeylerin tamamı, ancak şu üç şart gerçekleştiğinde oruçlu kimse orucunu bozabilir:
1. Oruçlunun orucu bozan şeyleri bilmeyerek değil de bilerek yapması.
2. Oruçlunun orucu bozan şeyleri unutarak değil de kasten yapması.
3. Oruçlunun orucu bozan şeyleri zorlama olmadan kendi isteğiyle yapması.
Herşeyin en iyisini Allah bilir.
Son Yorumlar